Pages

14 Ocak 2017 Cumartesi

vicdan sızlar





Bugün sana, Güray Süngü’nün  “Vicdan Sızlar” adlı kitabından bahsedeceğim. Baştan söyleyeyim kitabı okurken biraz dikkatli olman lazım. Bu kitapta tipik bir öykünün klasik unsurlarını  bulman çok zor. Kaldı ki yazarın da böyle bir derdi olduğunu söylemek zor.Fakat yazarın bir derdi var.Bir derdi olduğunu anlamamak  zor değil.
Dikkatli ol, dedim ya.Öykü ilk anda anlaşılır gelmeyebilir.Daha önce Güray Süngü okumuşsan, onun üslubu ile ilgili bilişsel ve duyuşsal hazırbulunuşluğun kısmen vardır.
Kitapta kelimeler, cümleler birbiri ardına yığılmış sanki öylesine söylenmiş gibiler fakat ancak böylesine söylenebilirdiler.Her bir cümlenin altını kaldırdığında,bir şey yatıyor.Her sözcük sana bir işaret veriyor.Yazar,derdini karmaşık çizgilerle anlatmış.Sanki Pablo Picasso’nun Guernica’sı. Picasso İspanya’daki iç savaşı nasıl gerçek biçimleriyle göstermemişse, burada da öyküler farklı bir şekilde betimlenmiştir. Bana göre Güray Süngü kübist bir edebiyatçıdır. (iyi de ben kimim)Öyküyü eğmiş bükmüş, gerçek formundan çıkarmış,sunmuştur.O karışık çizgi ve imgeler,aslında çok büyük yaraları betimliyor.Bunu da bildiğimiz yoldan yapmıyor.
Kitapta yer alan bazı öyküler fantastik derecede tuhaf karakterler barındırıyor. Kimisinden müthiş bir ironi sızıyor.Bazen hikayenin kahramanının şizofrenik derecede bir hayal dünyası var.O öyküyü okurken kendini bir şizofrenin kafasının içinde geziyor gibi hissedebilirsin.Öykülerin her biri sindire sindire okunması gerekiyor.
Vicdan sızlar,mesela…Beni anlaman için kitapta geçen birkaç cümleyi anayım.
“…ikisi de katil olmaktansa maktül olmayı tercih etmiş ve kendilerini vurmuşlar.Sonuçta kazanan savaş olmuş.Savaşı kazanan ise olmamış.Zaten savaşları savaşlar kazanırmış….”
Panterle beraber koşmaya başlıyorduk bu yüzden ve  birlikte bağırarak şarkı söylüyorduk.
Bu ses şimdiden değil,geçmişten geliyor
Bu kan şimdiden değil,geçmişten akıyor”
Yine aynı hikayede “Ağlamayı ninemden öğrendim” diye başlayan bir paragraf var ki ağlatır.Gerçekten sözcükleri bu kadar eğip büküp de vicdanlara dokunabilmek büyük başarı.
 İşin doğrusu genelde ben daha ağdalı anlatımlardan haz alırım.Oysa kitapta bazı öykülerde kullanılan jargon yürek tırmalayıcı.Metnin daha naif sözcüklerle süslenmesini severim mesela.Ama Güray Süngü ne yapıyor? Almış hançeri, okurun kalbine kalbine indiriyor. Çok vurucu cümleler var. Bazen olaya değil, o cümlelere hayran kalıyorsun. Örneğin “Küle Dön” adlı hikayesinde ben yaşlı adamın geçmişinden veya başına gelenlerden ziyade ana karakterin iç sesi,geçmişinden getirdiği korkuları üzerinden atamaması ve korkularından sıyrılmadan olayları yorumlayamaması noktasında öyküyü çok beğendim.
Yine, “Evvel Ahir,Batın Zahir” adlı hikayede ana karakterle Kokik’in konuşmaları beni içine aldı.İstedim ki bu hikaye bitmesin.Dilerim yazar,bu Kokik karakterini başka öykülerde de karşımıza çıkarır.
Kibir adlı öyküsünün ironi ve mübalağa içeren bir anlatısı vardı.Hatta okurken sesli güldüm.Eşim yanımdaydı ve neye güldüğümü sordu.Kibir'i bir de ona okudum.O da güldü.Yazarın bizi güldürmek gibi bir derdi yoktu muhtemelen bunu yazarken.Peki meramı neydi?
Klasik öykü unsurları bu kitapta yok demiştik.O zaman nerede, ne zaman..sorularını bir kenara koyup şunu soralım.Bu kitap kimi anlatıyor?
El cevap: Tutunamayanların hikayesi,
ya da tutunmuş ama parmaklarının gücü zor yetenlerin,
parmakları kaymak üzere olanların,
düşenlerin,
düşerken çırpınanların,
ya da çırpınmadan kendini boşluğa öylece bırakanların...

Genelde kitap sohbetlerimin sonunda,bu kitapta kendinden bir şeyler bulabilirsin,gibi laflar ederim.Bu kitapta kendinden bir şey bulur musun,bilemem.

Fakat vicdanın sızlar.

Bir sonraki kitap sohbetinde görüşmek üzere.Sevgiler...


                                                                                                                   Özlem Karapınar


1 YORUM:

Ahmet Şefik Vefa dedi ki...

Merhaba.
İçten ve samimi bir kitap yazısı olmuş. Güray Süngüyü yakinen takip ederim. Romanlarından çok (kısa paslaşma) Öyküde başarılı olduğunu düşünüyorum. Kitap sohbetleriniz iyi, başarılar dilerim Özlem hnm.